MANŞET:

Beyninizi Eğitiyor ( Yonetici )

'İNEGÖL' İÇİN GELECEK 'BİLDİM'... ( Yonetici )

Gelecek Eğitimde, Eğitim ‘Okya... ( Yonetici )

BİREBİR BUTİK EĞİTİM ( Yonetici )

Eğitim’de ‘Kalite’ yükseliyor... ( Yonetici )

Değerlerimizin İzinde: Zarafet... ( Yonetici )

Geleceğin ‘Pırlanta’larını yet... ( Yonetici )

‘KÜÇÜK ŞEYLER’ FARK YARATIR... ( Yonetici )

İnegöl’ün eğitimdeki markası ... ( Yonetici )

Birey, ‘Öğretmence’ büyüyor... ( Yonetici )

Yarının ‘deha’larını yetiştiri... ( Yonetici )

FETÖ okulu milletin oldu ( Yonetici )

EĞİTİMİN İKİ TEMELİ: SEVGİ VE ... ( Yonetici )

Yeni Neslin Çocukları Teknoloj... ( Yonetici )

Türkiye’nin sayılı okulları İn... ( Yonetici )

Artık halka hizmet edecek ( Yonetici )

Proje okulu: Turgut Alp Anadol... ( Yonetici )

Abdülvasih Duran'ın köşe yazısı


EĞİTİM  ŞART (MI?)

Okullarımızın açıldığı/açılacağı bu günlerde her zaman olduğu gibi gündem yine eğitim olmaktadır.Velilerimiz bir yandan çocuklarının kıyafeti,ayakkabısı,defteri, kalemi v.s. ile ilgilenirken diğer taraftan da eğitim ve öğretim ile ilgili yeni gelişmeleri  takip ediyorlar.

    Genellikle konuştuklarımız arasında iyi bir okulun özellikleri nasıl olmalı,iyi bir öğretmen ,iyi bir öğrenci nasıl olmalıdır? Gibi konular yer almaktadır. Bugünkü yazımızda iyi bir öğrenci nasıl olmalıdır? Konusu üzerinde durmak istiyoruz.

 İYİ BİR ÖĞRENCİDE BULUNMASI GEREKEN ÖZELLİKLER:

1)Öğrenme azmi:Öğrenci de bulunması gereken en önemli özellik öğrenme azmi ve isteğidir.Bir insanın amacı olduğu zaman ilgisi de olur,ilgisi olduğu zaman bilgisi de olur.Düşünün güneş olmazsa dünya neyin etrafında dönebilir.Güneşi kaldırdığınızda dünyanın dönmesinin bir anlamı olmayacağı gibi gece ve gündüz oluşmayacağı için bir faydası da olmayacaktır.

 

2)Güzel ahlak:Günümüzde yaygın bir söz vardır ”Eğitim şart” diye.Doğru bir söz fakat eksik bir sözdür.Bizce doğrusu şöyle olmalıdır:”Eğitim ve ahlak şart”.Çünkü eğitimi ahlaktan ayırdığınız zaman sadece ‘Bilgiyi bilen’ insanlar yetişir.Bilgiyi bilen insanın ,bilgisini hayırlı işlerde kullanmasını da ancak ‘ahlak’ sağlar.’Bıçak’ katilin elinde bir ölüm aracı olurken, tam tersine doktorun elinde bir şifa aracıdır.Ahlak ile ilim ilişkisi abdest ile namaz ilişkisine benzer.Nasıl ki abdestsiz namaz olmazsa ahlaktan yoksun bir ilim de fayda getirmez.

 

3)Şükür ve samimiyet:Kur’an’ı Kerimin üzerinde durduğu en önemli konulardan bir de şükürdür.Lokman suresinde Yüce Rabbimiz önce Lokman’a  (as) şükrü tavsiye ediyor,oda oğluna aynı şekilde tavsiyede bulunuyor.”  Andolsun biz Lokman'a: Allah'a şükret! diyerek hikmet verdik. Şükreden ancak kendisi için şükretmiş olur. Nankörlük eden de bilsin ki, Allah hiçbir şeye muhtaç değildir, her türlü övgüye lâyıktır”(Lokman -12). Şükür kavramı bazen Allah’a ibadet ve kulluk anlamında bile kullanılır: Şeytan insanları yoldan çıkarmaya çalışırken önce şükretme duygularını yok ediyor.Dolayısıyla şükretmeyen insan kadir kiymet bilemez.Ne kadar iyilik yaparsan yap yine nankörlük yapacaktır.O nedenle  Allah’a şükretmeyen insan kulluk ta yapmaz.Kur’anı-ı Kerim Şeytan ile ilgili şöyle buyuruyor:”  Sonra elbette onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından, sollarından sokulacağım ve sen, onların çoklarını şükredenlerden bulmayacaksın!» dedi”(A’raf-17).Öğrenci önce Allah’a şükretmeli sonra bu ilmin kendisine öğretilmesine vesile olan   devletine , milletine ve öğretmenine teşekkür etmelidir.

 

4)Arkadaş seçimi:Bir öğrenci başarılı olmak isterse önce iyi bir arkadaş seçmelidir.Arkadaşlığın önemi ile ilgili çok sayıda hadisler vardır.Örneğin:”Kişi arkadaşının dini üzeredir.” Hadisi her şeyi ifade ediyor.Yani kişiye dinini bile değiştirecek kadar önemli olan arkadaşlığın başarıyı etkilememesi mümkün mü?Mevlana hazretlerinin çok güzel bir örneği vardır.Der ki:”Aslında su ile ateş birbirlerine zıt iki maddedirler.Ancak su ateşin üzerinde durdu mu ikisi de yakıcı hale gelir.” Demek ki iyi insan kötü arkadaşın yanında bulundu mu kendisi su gibi bile olsa ateş gibi yakıcı hale gelebilir.”Bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim”        

 

5)Kitaba saygı:Kitap kavramı kültürümüzde çok değerlidir.Çünkü içinde ilim vardır.Büyüklerimiz kitaplara arkasını dönüp oturmayı bile mekruh saymışlardır.Hatta kitap kağıttan oluştuğu için kağıda bile büyüklerimizin hürmet ve saygısına hepimiz şahit olmuşuz.Günümüzde maalesef bazı öğrencilerimizin kitaplarını nasıl kullandıklarını hepimiz görüyoruz.Ders kitaplarının daha dönem ortasında kapaklarının yırtıldığını,karalandığını ve tanınmaz hale geldiğini hepimizce bilinmektedir.Öğrencilerin ders kitaplarını taşımak istemediklerini ve bunun için okulun dolaplarının ve masa altlarının yığınca kitapla dolu olduğunu biliyoruz.Kırık not aldığında öfkesinden kitapları parçaladıklarına,kopya çekmek için veya çalışmak için sayfalarının koparıldıklarına üzülerek şahit oluyoruz.Bir düşünür şöyle der:”Öğrenci sayfaları çevirirken  köşelerinin kıvrılmamasına dikkat etmeli, kitaptan takip ettiği zaman da  tırnaklarının sayfaya zarar vermemesine özen göstermelidir.”Bu sözün üstüne sanırım ekleyecek bir şey olmamalıdır.

       Eğitim ve öğretimin faydalı olmasını istiyorsak hepimiz kendimize düşen görevleri yerine getirmeliyiz.Hepimize görev düştüğünü açıklayan şu tekerleme ile bitirelim.

  “Başarı için dört şey gerekir:

1-Öğrencinin hevesi,

2-Öğretmenin nefesi,

3-Annesinin ketesi (ekmek),

4-Babasının kesesi.

etiketler:

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yorum Bırak